Aksini düşünmek ne demek ?

Marangoz

Global Mod
Global Mod
Aksini Düşünmek Ne Demek?

Herkese merhaba! Bugün size bir hikâye anlatmak istiyorum. Aslında, bir soru sormak istiyorum da diyebilirim. Hepimizin bazen kendisini bulduğu bir noktadır: "Aksini düşünmek ne demek?" Hepimizin kafasında bir şekilde şekillenen doğrular, bildiğimiz gerçekler vardır. Ancak bazen, bir bakış açısı değişikliğiyle tüm dünya başka bir şekilde görünebilir. Gelin, bu soruyu bir hikâye üzerinden keşfedelim.

Bir zamanlar küçük bir kasabada, birbirlerinden tamamen farklı iki insan yaşardı. Birincisi, Ali adında çözüm odaklı, stratejik bir adamdı. İkincisi ise Elif adında empatik ve ilişkisel bir kadındı. Her ikisi de hayata farklı açılardan bakıyor, ancak birbirlerinden çok şey öğrenebilecek bir potansiyele sahiplerdi.

Ali’nin Dünyası: Çözüm ve Strateji

Ali, küçük kasabasında herkesin güvenebileceği biriydi. Zekası, mantıklı yaklaşımı ve çözüm odaklı düşünme tarzı ile tanınırdı. Bir sorun ortaya çıktığında, Ali'nin ilk refleksi, durumu mantıklı bir şekilde çözmekti. “Hangi yolu izlemeliyim? Nerede hata yapıldığını bulmalıyım? Sonuçta sorun çözülmeli, herkes rahat etmeliydi.” İşte Ali'nin dünyasında her şey çözülmeye odaklıydı.

Bir gün kasabaya büyük bir fırtına geldi. Evlerin çatılarının uçtuğu, ağaçların devrildiği, yolların kapanmış olduğu bir felaketti. Kasaba halkı ne yapacağını şaşırmış, korku içinde birbirine sarılmaya başlamıştı. Ali, kasabanın lideri gibi davranarak hemen bir plan hazırladı. “Herkes evlerine gitsin, önce çatılara bakmalıyız, sonra yolları açmalıyız.” dedi. Herkes, Ali'nin sözüne güvenerek işlerine koyuldu. Ali, çözüm üreten bir lider olarak kasabayı toparlamayı başardı.

Ama bu sırada bir şey fark etti. Kasabanın diğer sakinleri, sadece fiziksel ihtiyaçları değil, duygusal ihtiyaçlarıyla da ilgileniyorlardı. Ve işte o zaman, kasabada yaşayan Elif’i gözleriyle fark etti. Elif, fırtınanın etkisi altında kalmış, korkmuş ve kaygılı insanlarla ilgileniyordu. Her birinin yanına gidiyor, onları sakinleştiriyor, gülümseyerek onlara “Birlikte başaracağız.” diyordu. Ali, Elif’in yaklaşımını anlamakta zorlanıyordu. “Neden sorunları çözmüyor?” diye düşündü. Elif’in yaklaşımının, Ali’nin stratejik çözümünden farklı bir yolu olduğunu fark edemediği için bir süre sessiz kaldı. Ama bu, onun zihnini kurcalıyordu.

Elif’in Dünyası: Empati ve Bağlantı

Elif, kasabada herkesin güvenebileceği bir başka insandı. Ama Elif, sorunları çözmekten çok, insanları anlamaya ve onlarla empati kurmaya odaklanıyordu. Fırtınanın ardından, sadece fiziksel iyileşmeyi değil, duygusal iyileşmeyi de önemli görüyordu. Birine bir çay ısmarlamak, birine sadece “Geçmiş olsun” demek, birine sarılmak ona göre, bir evin çatısından daha önemliydi. İnsanları rahatlatmak, kasaba halkına birbirleriyle daha güçlü bağlar kurdurmaktı. Ve Elif, kasabaya hayatı biraz daha sakin, biraz daha sıcak hale getirecek şeyin bu olduğunu biliyordu.

Fırtınanın hemen ardından, Elif’le Ali’nin yolları kesişti. Ali, Elif’e yaklaşarak, “Bu kadar insanı sadece konuşarak nasıl sakinleştirebiliyorsun? Senin planın nedir? Nereye odaklanıyorsun?” diye sordu. Elif gülümsedi ve cevapladı: “Belki de aksini düşünmelisin, Ali. Her şey sadece mantıkla değil, kalple de çözülmeli. Herkesin içsel bir huzura ihtiyacı var, sadece o zaman dışarıdaki fırtına da geçer.”

Ali, şaşkın bir şekilde Elif’in söylediklerini dinledi. O ana kadar mantığına dayalı bir çözüm tarzı, Elif’in empatik bakış açısıyla tam anlamıyla örtüşmemişti. O an Ali, fark etti: Fırtına bir an önce geçebilir, çatılar onarılabilir, ama insan ruhu, sadece çözüm önerileriyle iyileşemezdi. İnsanlar birbirlerine yakın olmalı, onlara değer vermeli ve dinlemeliydi.

Birleşen Yollar: Aksini Düşünmek

İki farklı yaklaşım, iki farklı dünya bir araya geldiğinde, kasaba büyük bir değişim yaşadı. Ali ve Elif birbirlerine daha çok şey anlatmaya, daha fazla anlamaya başladılar. Ali, Elif’in bakış açısını kabul etti ve empatiyi, stratejilerinin içine kattı. Elif ise, Ali’nin çözüm odaklı yaklaşımını takdir ederek, bir planın önemini kavradı. Birlikte, hem kasabanın hem de halkının iyileşmesine yardımcı oldular.

İşte, aksini düşünmek bu demekti: Hayata ve insanlara farklı açılardan bakabilmek. Her birimizin dünya görüşü, çözüm önerilerimiz ve ilişkilerimiz farklı olabilir. Ancak, bazen bir adım geriye çekilip, başka bir bakış açısını anlamak, en doğru çözümü bulmamıza yardımcı olabilir.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Peki ya siz? “Aksini düşünmek” dediğimizde sizde ne canlanıyor? Hayatta karşılaştığınız zorluklarda, bazen çözüm odaklı bir yaklaşımı mı tercih edersiniz, yoksa duygusal bir bağ kurarak insanların içsel dünyalarına mı hitap edersiniz? Ali ve Elif’in hikâyesi üzerinden bakıldığında, her iki yaklaşım da bir anlam taşıyor. Sizce, hayatın zorluklarında en önemli şey nedir? Duygusal bağlantılar mı, yoksa çözüm odaklı bir plan mı?

Merak ediyorum, yorumlarınızı paylaşır mısınız?
 
Üst