Rasyonel egoizm ne demek ?

Koray

Yeni Üye
Rasyonel Egoizm: Bir Kararın Hikâyesi

Herkese merhaba,

Geçenlerde düşündüm de, çoğu zaman hayatın önemli dönüm noktalarında, içsel bir hesap yapmadan hareket ederiz. Ancak bazen, tam da bir karara varmamız gereken anda, akıl ve mantık devreye girer. Kendi çıkarlarımızı korumak adına, çevremizdekilerle olan ilişkilerimizden ödün vermek zorunda kaldığımızda da rasyonel egoizm devreye girer. Bu kavramı ve bu kavramın hayatımıza nasıl dokunduğunu, hayal gücümüze dayalı bir hikâye aracılığıyla keşfedeceğiz.

Hadi gelin, size bir hikaye anlatayım...

Bir İkilem: Elif ve Ali'nin Kararı

Bir sabah, Elif ve Ali'nin karşısında zor bir karar duruyordu. Yıllardır birlikte çalıştıkları teknoloji firmasında, her ikisi de bir terfi bekliyordu. Bu terfi, onların kariyerleri için büyük bir adım olacaktı. Ancak, terfiyi kazanabilmek için bir koşul vardı: İki kişi aynı pozisyon için yarışacaktı, ve sadece bir kişi kazanabilirdi.

Ali, her zaman çözüm odaklıydı. "Sonuç ne olursa olsun, doğru olanı yapmalı ve en iyi şekilde sonuç almalıyız" diyordu. Onun için her şey strateji ve mantıkla ilgilidir. Düşüncesizce hareket etmez, her zaman en iyi yolu bulur. Bu yüzden terfi konusunda da ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu: Başarı için tüm kaynakları en verimli şekilde kullanarak, karışıklıklardan ve duygusal bağlardan uzak kalmak, sadece mantıklı adımlar atmak.

Elif ise tam tersi bir yaklaşıma sahipti. Çevresindekilerin düşüncelerine ve duygularına büyük bir önem verir, empatik bir tutum sergilerdi. Ali’nin stratejik yaklaşımına karşın, Elif duygusal olarak her zaman bir adım daha geride duruyordu. “Bunun bir ilişkimiz olduğunu unutmamalıyız,” derdi. “Herkesin kazanabileceği bir yol bulmalıyız. Sadece kendi çıkarlarımızı değil, çevremizdekilerin de çıkarlarını göz önünde bulundurmalıyız.” Ancak bu yaklaşım, Elif’in bazen kazançlardan feragat etmesine neden olmuştu.

İşin iç yüzü ise şuydu: Şirketin sahip olduğu en büyük projeye Elif ve Ali birlikte imza atmış, büyük bir başarı yakalamışlardı. Ancak bu projeyi hayata geçirmelerindeki temel sebeplerden biri, birbirlerinin güçlü yönlerini dengelemeleriydi. Ali stratejilerini ve mantığını kullanırken, Elif ise herkesin iyi hissedebileceği bir ortam yaratmaya çalışıyordu. Şimdi, ikisi de birbirinden farklı yollarla aynı hedefe ulaşmayı istiyordu.

Büyük bir toplantı öncesinde, ikisi de sadece birinin terfi edebileceğini öğrendiklerinde, karar verme zamanları gelmişti.

Rasyonel Egoizm: Ali’nin Seçimi

Ali, Elif’le yaptığı bu uzun sohbetin ardından derin bir nefes aldı. “Tamam, Elif,” dedi. “Senin bakış açını anlıyorum, ama benim için bu sadece işin mantıklı kısmı. Bu terfi, kariyerim için kritik bir nokta. Başarı benim elimde olacak ve bunu kaybetmek istemiyorum.”

Ali’nin kararı, aslında rasyonel egoizm düşüncesine dayanıyordu. Kendi çıkarlarını ön planda tutarak, en iyi şekilde ilerlemek için objektif bir yaklaşım benimsemişti. Stratejik düşünmesi ve yalnızca kendi kariyerini düşünmesi, kararını tamamen mantıklı bir temele oturtmuştu.

Ali, duyguların işe karışmasını istemiyordu. Duygusal bağlar bazen doğru kararlar almayı zorlaştırabilir ve o, bu anın tam da akıl ve mantığın devreye gireceği an olduğuna inanıyordu. Rasyonel egoizm, onun için "en iyi çözüm için en doğru stratejiyi uygulamak" demekti.

Ancak, Elif bu durumda biraz daha farklı düşünüyordu.

Empatik Yaklaşım: Elif’in Kararsızlığı

Elif, Ali’nin yaklaşımını biraz daha duygusal bir bakış açısıyla karşılıyordu. “Ama Ali, bu sadece bir iş değil. Birlikte çalıştık, projeleri büyüttük. Bunu sadece kazanç açısından değil, bir insan olarak da değerlendirmeliyiz. Terfi kazanan sadece bir kişi olacak, ama şirketin başarısı biz ikimizin de başarısı, unutma.”

Elif, bir karar alırken her zaman başkalarının duygularını ve çıkarlarını göz önünde bulunduruyordu. Karar vermek, sadece doğru ve mantıklı bir şey yapmak değil, aynı zamanda tüm paydaşların çıkarlarını göz önünde bulundurmak anlamına geliyordu. Terfi etmek, sadece kendi bireysel kazancını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda birlikte çalıştığı insanların başarısını da gözler önüne sererdi.

Elif’in bakış açısında, rasyonel egoizm sadece kendi çıkarlarını değil, daha geniş bir toplumsal açıdan bakmayı içeriyordu. İnsanların ilişkilerini, birlikteliklerini ve kolektif başarılarını göz ardı etmek, uzun vadede şirketin başarısını da riske atabilirdi.

İkilem ve Sonuç: Kim Kazanacak?

Sonunda, Elif ve Ali farklı kararlar aldılar. Ali, kendini ön planda tutarak terfi için hazır olduğunu belirtti, ancak Elif, daha stratejik ve tüm ekibi gözeterek ilerlemenin peşindeydi. Fakat her ikisi de bir şeyin farkındaydılar: Rasyonel egoizm her zaman doğru olanı yapmaya yöneltse de, toplumsal bağlar ve empati de en az başarı kadar önemliydi.

Ali'nin kararında, bireysel çıkarları ön plana alması ve kararı mantıklı bir şekilde düşünmesi, onu kısa vadede başarıya götürebilirdi. Ancak Elif’in yaklaşımı, uzun vadeli başarıyı ve dengeyi sağlamaya yönelikti. Kimin haklı olduğu konusunda kesin bir yargı vermek zordu.

Hikayenin sonunda, Elif ve Ali'nin ilişkisi, kariyerlerinden daha değerliydi. İki farklı düşünce biçimi birbirini tamamlıyor, birlikte daha güçlü bir ekip oluşturuyorlardı.

Sizce Rasyonel Egoizm Gerçekten En Doğru Yöntem Mi?

Sizce, rasyonel egoizm insan ilişkilerinde gerçekten en mantıklı yaklaşım mı? Kendi çıkarlarımızı korurken, başkalarının çıkarlarını göz ardı etmek, uzun vadede başarılı olabilir mi? Başka bir deyişle, sadece kendi kazancımızı mı düşünmeliyiz, yoksa bir bütün olarak hareket mi etmeliyiz?
 
Üst