Tasavvufta en yüksek makam nedir ?

Marangoz

Global Mod
Global Mod
Tasavvufta En Yüksek Makam: Bir Huzur Yolculuğu

Makamlar ve Mertebeler: Hangi Yolda Olunuyor?

Hayat bazen gerçekten karmaşık. Bazı insanlar sabahları kahve içmeden işe başlamazken, bazıları sabah namazını kılmadan evden çıkmaz. Peki ya Tasavvuf? Eğer tasavvufta yükselmeyi düşünüyorsanız, kendinizi sabah namazı sonrası huzurlu bir şekilde meditasyona dalarken hayal edin. İyi haber: Bu yolculuk sadece sabahları değil, hayat boyu süren bir macera!

Bir düşünün: Tasavvuf yolunun zirvesi, en yüksek makam nedir? Hani her kafede bir grup insanın derin bir sohbetle tartışmaya başladığı o konulardan biri. İşte tam burada karşımıza "Fenâ fi’Llah" çıkıyor. Peki, bu ne demek? Tasavvufta insanın egosunu bir kenara bırakıp, Allah’ın iradesine teslim olması anlamına geliyor. Her şeyin, her anın bir parçası olduğunu idrak ederek "ben"liğinden sıyrılmak... Eğer bu anlamda bir yolculuğa çıkıyorsanız, sabırlı olmanız gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim.

Fenâ fi’Llah: Yok Olmanın Yolu mu?

Şimdi, burada karışık bir noktaya değinmek lazım. “Fenâ fi’Llah”dan ne anlıyoruz? Kelime anlamıyla "Allah’ta yok olma" demek aslında. Kulağa bir çelişki gibi gelebilir, değil mi? Hani bazen insanlar birbirlerinin egolarını öyle bir şekilde yerle bir ederler ki, neredeyse yok olacak gibi olurlar; ama işte burada konuştuğumuz şey tam olarak bu değil. Bu yolculuk, kişinin ruhsal olarak kendi benliğini, bireyselliğini aşıp, yaratıcı ile bir olmayı başarması anlamına geliyor.

Burada en dikkat çekici noktalardan biri, erkeğin ve kadının bu yolculuktaki farklı stratejileri. Erkek, genelde mantıklı, stratejik bir yaklaşım benimseyerek hedefe adım adım gitmeye çalışırken, kadınların daha empatik ve ilişki odaklı yaklaşımı, onların kalp yoluyla bu yolculuğu daha rahat bir şekilde hissetmelerine yardımcı olabilir. Ama işin sırrı, her birimizin bu yolculukta farklı hızlarla ilerlemesi ve tüm zorlukların, acıların sonunda birlikte olacağımız yerin aynı olmasıdır.

İnsanın Benliğiyle Mücadele Etmesi: Ego Dediğimiz Olay

İnsanın en büyük düşmanı ego... Kendi benliğimizi, ego savaşçılarımızı kontrol altına alıp, nefsimize hâkim olduğumuzda, işte o zaman "Fenâ fi’Llah" yani "Allah’ta yok olma" makamına yaklaşmış oluruz. Ama buradaki "yok olma" kısmı, aslında tam anlamıyla bir kaybolma değil, daha çok bir varlık içinde varlık, varlıksızlık içinde varlık halini hissetmektir.

Ego, bir kadın için "her şeyin çok güzel olması gerekir" düşüncesini beslerken; bir erkek için bu ego, “başarı ve kazanma” ile daha çok ilişkilidir. Hangi taraf olursa olsun, ego bu yolculukta her ikisini de sınar. Ancak bu sınav, sonuçta bir arınma, bir sadelik arayışı haline gelir.

Tasavvufta İlerlemek İçin Neler Gerekir?

Tasavvuf yolunun sonunda, insanın varlığını, yaratıcısı içinde kaybetmesi yani "Fena" mertebesine ulaşması hedeflenir. Bu mertebe, bir anlamda tüm egoların öldüğü, kişinin "ben"liğini bir kenara bıraktığı bir yerdir.

İnsanın nefsiyle savaşırken nasıl stratejik hamleler yapabileceğini düşünen erkek, bir anlamda "yolun haritasını" çözmeye çalışır. Kadınlar ise bu yolculukta, kalbinin derinliklerine inerken, daha sezgisel ve duygusal bir yönü keşfeder. Her iki yaklaşım da tasavvuf yolunda anlamlıdır. Kadınlar duygusal yolculuklarıyla daha derin bir bağ kurarken, erkekler zihinsel olarak kavrayarak daha rasyonel bir yaklaşım benimseyebilirler.

Ancak, Tasavvuf yolunun sonunda her iki yaklaşım da birleşir: Ego biter, insan hakiki kimliğini bulur ve yaratıcıya en yakın halini alır.

Huzura Ermek ve Kendi İçine Yolculuk Yapmak

Tasavvufta en yüksek makam, her zaman huzura ulaşmakla ilişkilidir. Bir insan, "Fenâ fi’Llah" yolculuğuna başladığında, kendi içsel huzurunu bulmaya çalışır. Peki, huzur nedir? Huzur, aslında dış dünyadaki tüm kaos ve zorluklara rağmen, içinde barışı, dinginliği bulmak anlamına gelir. Bir kadının kalbindeki huzuru, bir erkeğin zihnindeki huzurla kıyaslamak bazen zordur. Ancak her iki taraf da yolculuklarında huzuru bulmak için aynı niyetle ilerlerler: ego kaybolur, kalp açılır.

Sonuç: Yüksek Makama Ulaşmak mı, Yoksa Yolculuğun Tadını Çıkarmak mı?

Sonuç olarak, Tasavvuf'taki en yüksek makam bir varoluş biçimi, bir bilinç açılımıdır. Bu noktada, sadece "en yüksek makam"ı hedef almak değil, yolculuğun kendisini anlamak ve her adımda ilerlerken ruhsal olgunluğu keşfetmek önemlidir. "Fenâ fi’Llah" sürecinde, hem erkeğin stratejik aklı, hem kadının empatik kalbi bir araya gelir. Hep birlikte bu yolculukta nihai hedefe ulaşmak için bir araya geliriz: Benliğimizin ötesinde bir varlık, bir huzur ve bir birlik...

İşte burada, bu yüksek makam sadece bir hedef değil, sürekli bir içsel gelişim sürecidir. Her adımda, "Ben kimim? Nerede oluyorum?" sorularını sormak; gerçek benliğimizi bulmaya giden yolun en önemli parçasıdır.
 
Üst