Cansu
Yeni Üye
Compose Hangi Preposition Alır? Bilimsel ve Dilbilimsel Bir İnceleme
İngilizce öğrenirken bazı kelimelerin anlamını bilmek, onları doğru cümlelerde kullanmak için yeterli olmayabiliyor. Compose fiili de bu durumun güzel bir örneği. İlk bakışta yalnızca “oluşturmak”, “meydana getirmek” veya “bestelemek” anlamlarına gelen sıradan bir fiil gibi görünse de ardından gelen edat, cümlenin anlamını ve dil bilgisel yapısını önemli ölçüde etkiliyor. Peki, compose hangi preposition ile kullanılır? Neden bazen of, bazen from, bazen de compose kelimesinin ardından hiçbir edat gelmez?
Bu soruyu yalnızca ezberlenecek bir dil bilgisi kuralı olarak değil, sözcüklerin anlamlarıyla dil bilgisel yapıları arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik küçük bir araştırma olarak ele almak istiyorum. Çünkü bir kelimenin hangi edatla kullanıldığını anlamak, İngilizcedeki benzer yapıların öğrenilmesini de kolaylaştırabilir. Gelin, sözlüklerden, dilbilimsel araştırmalardan ve somut cümle örneklerinden yararlanarak bu konuyu birlikte inceleyelim.
1. Compose Fiili Hangi Edatlarla Kullanılır?
Compose fiilinin en önemli kullanımları of, from ve with edatlarıyla ilişkilidir. Ancak bu üç edat birbirinin yerine gelişigüzel kullanılamaz. Ayrıca compose fiilinin edilgen biçimi olan be composed of yapısı, özellikle akademik İngilizcede sıkça karşımıza çıkar.
Temel ayrımı şöyle özetleyebiliriz:
- Compose something: Bir şey oluşturmak, meydana getirmek veya bestelemek.
- Be composed of something: Bir şeyden meydana gelmek, belirli bileşenlerden oluşmak.
- Compose something from something: Belirli malzemeleri veya unsurları kullanarak bir bütün oluşturmak.
- Compose something with something: Bir şeyi belirli araçlar, unsurlar veya malzemeler kullanarak oluşturmak; ancak bu kullanımın doğallığı bağlama bağlıdır.
Örneğin:
1. Water is composed of hydrogen and oxygen.
Su, hidrojen ve oksijenden oluşur.
2. The committee is composed of twelve members.
Komite on iki üyeden oluşur.
3. The artist composed a melody.
Sanatçı bir melodi besteledi.
4. The scientist composed the mixture from several chemical substances.
Bilim insanı karışımı birkaç kimyasal maddeden oluşturdu.
İlk iki örnekte of kullanılırken üçüncü örnekte herhangi bir edat bulunmaz. Dördüncü örnekte ise from, bütünün hangi kaynaklardan veya malzemelerden meydana getirildiğini vurgular. Buradaki önemli nokta şudur: Compose fiilini her zaman belirli bir edatla birlikte öğrenmek yerine, fiilin hangi anlamda ve hangi cümle yapısında kullanıldığını belirlemek gerekir.
2. Compose Of: Bileşenleri ve Yapısal Bütünlüğü Anlatmak
Compose kelimesiyle ilgili en çok sorulan sorulardan biri, compose of ifadesinin doğru olup olmadığıdır. Burada önemli bir dil bilgisi ayrımı bulunur: Standart çağdaş İngilizcede “bir şeyden oluşmak” anlamında genellikle be composed of yapısı kullanılır.
Örneğin:
The human body is composed of many different tissues.
İnsan vücudu, birbirinden farklı birçok dokudan oluşur.
Bu cümlede is composed of yapısı edilgen biçimdedir. Vücudun farklı dokulardan meydana geldiği belirtilir; dokuların vücudu hangi süreçle oluşturduğu değil, ortaya çıkan yapının bileşenleri ön plana çıkarılır.
Benzer şekilde:
The research team is composed of specialists from different disciplines.
Araştırma ekibi, farklı disiplinlerden uzmanlardan oluşur.
Burada of, bütün ile onu meydana getiren parçalar arasındaki ilişkiyi kurar. Dil biliminde bu tür anlam ilişkileri, parça-bütün ilişkisi kapsamında incelenebilir.
Buna karşılık şu cümle standart kullanım açısından sorunludur:
The committee composes of twelve members.
Bu cümle, “Komite on iki üyeden oluşur” anlamında kullanılmak isteniyorsa doğru tercih değildir. Şu iki seçenek daha doğaldır:
The committee is composed of twelve members.
The committee consists of twelve members.
İkinci örnekte consist fiili kullanıldığı için ayrıca of gelir; ancak consist ile compose fiillerinin cümle yapıları aynı değildir.
Bir diğer doğru seçenek ise şudur:
Twelve members compose the committee.
On iki üye komiteyi oluşturur.
Bu son cümlede özne, bütünü meydana getiren parçalardır. İlk cümlede ise bütün, kendisini meydana getiren parçalarla tanımlanır. Dolayısıyla anlam ilişkisi benzer olsa da dil bilgisel bakış açısı değişir.
Bu ayrım, İngilizcede edilgen yapıların yalnızca biçimsel bir değişiklik olmadığını gösterir. Edilgenlik, anlatımın odağını eylemi gerçekleştirenlerden ortaya çıkan yapıya kaydırabilir.
3. Compose From: Malzeme, Kaynak ve Oluşturma Süreci
From edatı, çoğu bağlamda bir şeyin hangi kaynaktan veya hangi malzemelerden meydana getirildiğini belirtir. Compose from kullanımı özellikle bir üretim sürecinin anlatıldığı cümlelerde anlamlı olabilir.
Örneğin:
The author composed the essay from several historical documents.
Yazar, makaleyi çeşitli tarihsel belgelerden yararlanarak oluşturdu.
The experimental material was composed from several organic compounds.
Deneysel materyal, birkaç organik bileşikten oluşturuldu.
Bu örneklerde from, başlangıç noktası ile ortaya çıkan ürün arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Bununla birlikte her durumda compose from kullanılması gerekmez. İngilizcede daha doğal bir ifade seçmek için cümlenin anlamına ve kullanılan isimlere bakılmalıdır.
Örneğin, bir müzik eserinin nasıl oluşturulduğunu anlatırken şu cümle daha doğal olabilir:
The composer created the piece from a series of short musical motifs.
Besteci eseri bir dizi kısa müzikal motiften oluşturdu.
Burada created from kullanımı, üretim sürecini doğrudan anlatır. Compose ise müzik bağlamında zaten “beste yapmak” anlamına geldiği için çoğu zaman doğrudan nesne alabilir:
The composer composed a symphony.
Besteci bir senfoni besteledi.
Bu örnekler, edat seçiminde yalnızca Türkçe karşılığa güvenmenin neden yetersiz olduğunu gösterir. Türkçedeki “-den oluşturmak” ifadesinin İngilizcedeki karşılığı, her zaman tek bir fiil-edat birleşimi değildir.
4. Compose With: Araçlar ve Unsurlarla Oluşturmak
With edatı genellikle araç, eşlik, kullanılan unsur veya yöntem gibi anlam ilişkileri kurar. Bununla birlikte compose with ifadesinin her bağlamda aynı derecede doğal olduğunu söylemek doğru olmaz.
Örneğin:
The musician composed the song with a piano in mind.
Müzisyen şarkıyı piyanoda çalınabileceğini düşünerek besteledi.
The poet composed the poem with great care.
Şair şiiri büyük bir özenle kaleme aldı.
İlk cümlede with a piano in mind, besteleme sürecine ilişkin bir düşünceyi belirtir. İkinci cümlede ise with great care, eylemin nasıl gerçekleştirildiğini açıklar. Dolayısıyla burada with, doğrudan “bir şeyden oluşmak” anlamı taşımaz.
Şu iki cümle arasındaki farkı da göz önünde bulundurmak gerekir:
The committee is composed of experts.
Komite uzmanlardan oluşur.
The composer worked with several musicians.
Besteci birkaç müzisyenle birlikte çalıştı.
İlk cümlede of, bileşenleri gösterir. İkinci cümlede with, birlikte çalışılan kişileri belirtir. Her iki yapıda da birden fazla unsur yer alsa da aralarındaki anlamsal ilişki farklıdır.
Bu nedenle compose fiili için tek bir edat ezberlemek yerine, edatın cümlede hangi ilişkiyi kurduğunu anlamak çok daha güvenilir bir öğrenme yöntemidir.
5. Compose ve Consist Arasındaki Fark
Compose konusunu anlamanın en etkili yollarından biri, benzer anlam taşıyan fiilleri karşılaştırmaktır. Özellikle compose, consist ve comprise fiilleri, İngilizce öğrenenler tarafından sıklıkla birbirine karıştırılır.
Fiil ve yapı Temel anlam Örnek
be composed of -den oluşmak The course is composed of six modules.
consist of -den oluşmak The course consists of six modules.
comprise İçermek, meydana gelmek The course comprises six modules.
compose Oluşturmak Six modules compose the course.
Tablodaki örneklerin tümü, altı modül ile kurs arasındaki ilişkiyi ifade eder. Bununla birlikte öznenin seçimi ve fiilin gerektirdiği dil bilgisel yapı değişmektedir.
Örneğin, The course consists of six modules cümlesinde kurs bütünü temsil eder. Six modules compose the course cümlesinde ise modüller, bütünü oluşturan unsurlar olarak özne konumundadır.
Comprise fiilinin kullanımı da dikkat gerektirir. Standart çağdaş İngilizcede The course comprises six modules doğal bir yapıdır. Buna karşılık The course comprises of six modules kullanımı, özellikle resmî yazılarda kaçınılması gereken bir tercihtir.
Bu ayrımların öğrenilmesi yalnızca sınav başarısını artırmaz. Akademik metinlerde yöntem, örneklem, bileşen ve araştırma tasarımı gibi kavramları açık biçimde ifade etmek açısından da önem taşır.
6. Dilbilimsel Araştırmalar Compose Kullanımını Nasıl Açıklar?
Bir kelimenin hangi edatla kullanıldığını araştırırken yalnızca geleneksel dil bilgisi kurallarına bakmak yeterli değildir. Modern dilbilim, kelimelerin gerçek metinlerde hangi yapılarla birlikte kullanıldığını inceleyen yöntemlerden de yararlanır.
Susan Hunston ve Gill Francis'in 2000 yılında yayımlanan Pattern Grammar adlı çalışması, sözcüklerin anlamları ile birlikte ortaya çıktıkları dil bilgisel örüntüler arasındaki ilişkiyi sistematik biçimde ele alır. Bu yaklaşım, İngilizce öğrenirken bir kelimeyi yalnızca sözlük karşılığıyla değil, tipik kullanım kalıplarıyla birlikte öğrenmenin önemini ortaya koyar.
Örneğin, compose kelimesini şu üç örüntüyle öğrenebiliriz:
- compose + noun: compose a song
- be composed of + noun phrase: be composed of several elements
- noun + compose + noun: Several elements compose the system.
İngilizce öğrenirken bazı kelimelerin anlamını bilmek, onları doğru cümlelerde kullanmak için yeterli olmayabiliyor. Compose fiili de bu durumun güzel bir örneği. İlk bakışta yalnızca “oluşturmak”, “meydana getirmek” veya “bestelemek” anlamlarına gelen sıradan bir fiil gibi görünse de ardından gelen edat, cümlenin anlamını ve dil bilgisel yapısını önemli ölçüde etkiliyor. Peki, compose hangi preposition ile kullanılır? Neden bazen of, bazen from, bazen de compose kelimesinin ardından hiçbir edat gelmez?
Bu soruyu yalnızca ezberlenecek bir dil bilgisi kuralı olarak değil, sözcüklerin anlamlarıyla dil bilgisel yapıları arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik küçük bir araştırma olarak ele almak istiyorum. Çünkü bir kelimenin hangi edatla kullanıldığını anlamak, İngilizcedeki benzer yapıların öğrenilmesini de kolaylaştırabilir. Gelin, sözlüklerden, dilbilimsel araştırmalardan ve somut cümle örneklerinden yararlanarak bu konuyu birlikte inceleyelim.
1. Compose Fiili Hangi Edatlarla Kullanılır?
Compose fiilinin en önemli kullanımları of, from ve with edatlarıyla ilişkilidir. Ancak bu üç edat birbirinin yerine gelişigüzel kullanılamaz. Ayrıca compose fiilinin edilgen biçimi olan be composed of yapısı, özellikle akademik İngilizcede sıkça karşımıza çıkar.
Temel ayrımı şöyle özetleyebiliriz:
- Compose something: Bir şey oluşturmak, meydana getirmek veya bestelemek.
- Be composed of something: Bir şeyden meydana gelmek, belirli bileşenlerden oluşmak.
- Compose something from something: Belirli malzemeleri veya unsurları kullanarak bir bütün oluşturmak.
- Compose something with something: Bir şeyi belirli araçlar, unsurlar veya malzemeler kullanarak oluşturmak; ancak bu kullanımın doğallığı bağlama bağlıdır.
Örneğin:
1. Water is composed of hydrogen and oxygen.
Su, hidrojen ve oksijenden oluşur.
2. The committee is composed of twelve members.
Komite on iki üyeden oluşur.
3. The artist composed a melody.
Sanatçı bir melodi besteledi.
4. The scientist composed the mixture from several chemical substances.
Bilim insanı karışımı birkaç kimyasal maddeden oluşturdu.
İlk iki örnekte of kullanılırken üçüncü örnekte herhangi bir edat bulunmaz. Dördüncü örnekte ise from, bütünün hangi kaynaklardan veya malzemelerden meydana getirildiğini vurgular. Buradaki önemli nokta şudur: Compose fiilini her zaman belirli bir edatla birlikte öğrenmek yerine, fiilin hangi anlamda ve hangi cümle yapısında kullanıldığını belirlemek gerekir.
2. Compose Of: Bileşenleri ve Yapısal Bütünlüğü Anlatmak
Compose kelimesiyle ilgili en çok sorulan sorulardan biri, compose of ifadesinin doğru olup olmadığıdır. Burada önemli bir dil bilgisi ayrımı bulunur: Standart çağdaş İngilizcede “bir şeyden oluşmak” anlamında genellikle be composed of yapısı kullanılır.
Örneğin:
The human body is composed of many different tissues.
İnsan vücudu, birbirinden farklı birçok dokudan oluşur.
Bu cümlede is composed of yapısı edilgen biçimdedir. Vücudun farklı dokulardan meydana geldiği belirtilir; dokuların vücudu hangi süreçle oluşturduğu değil, ortaya çıkan yapının bileşenleri ön plana çıkarılır.
Benzer şekilde:
The research team is composed of specialists from different disciplines.
Araştırma ekibi, farklı disiplinlerden uzmanlardan oluşur.
Burada of, bütün ile onu meydana getiren parçalar arasındaki ilişkiyi kurar. Dil biliminde bu tür anlam ilişkileri, parça-bütün ilişkisi kapsamında incelenebilir.
Buna karşılık şu cümle standart kullanım açısından sorunludur:
The committee composes of twelve members.
Bu cümle, “Komite on iki üyeden oluşur” anlamında kullanılmak isteniyorsa doğru tercih değildir. Şu iki seçenek daha doğaldır:
The committee is composed of twelve members.
The committee consists of twelve members.
İkinci örnekte consist fiili kullanıldığı için ayrıca of gelir; ancak consist ile compose fiillerinin cümle yapıları aynı değildir.
Bir diğer doğru seçenek ise şudur:
Twelve members compose the committee.
On iki üye komiteyi oluşturur.
Bu son cümlede özne, bütünü meydana getiren parçalardır. İlk cümlede ise bütün, kendisini meydana getiren parçalarla tanımlanır. Dolayısıyla anlam ilişkisi benzer olsa da dil bilgisel bakış açısı değişir.
Bu ayrım, İngilizcede edilgen yapıların yalnızca biçimsel bir değişiklik olmadığını gösterir. Edilgenlik, anlatımın odağını eylemi gerçekleştirenlerden ortaya çıkan yapıya kaydırabilir.
3. Compose From: Malzeme, Kaynak ve Oluşturma Süreci
From edatı, çoğu bağlamda bir şeyin hangi kaynaktan veya hangi malzemelerden meydana getirildiğini belirtir. Compose from kullanımı özellikle bir üretim sürecinin anlatıldığı cümlelerde anlamlı olabilir.
Örneğin:
The author composed the essay from several historical documents.
Yazar, makaleyi çeşitli tarihsel belgelerden yararlanarak oluşturdu.
The experimental material was composed from several organic compounds.
Deneysel materyal, birkaç organik bileşikten oluşturuldu.
Bu örneklerde from, başlangıç noktası ile ortaya çıkan ürün arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Bununla birlikte her durumda compose from kullanılması gerekmez. İngilizcede daha doğal bir ifade seçmek için cümlenin anlamına ve kullanılan isimlere bakılmalıdır.
Örneğin, bir müzik eserinin nasıl oluşturulduğunu anlatırken şu cümle daha doğal olabilir:
The composer created the piece from a series of short musical motifs.
Besteci eseri bir dizi kısa müzikal motiften oluşturdu.
Burada created from kullanımı, üretim sürecini doğrudan anlatır. Compose ise müzik bağlamında zaten “beste yapmak” anlamına geldiği için çoğu zaman doğrudan nesne alabilir:
The composer composed a symphony.
Besteci bir senfoni besteledi.
Bu örnekler, edat seçiminde yalnızca Türkçe karşılığa güvenmenin neden yetersiz olduğunu gösterir. Türkçedeki “-den oluşturmak” ifadesinin İngilizcedeki karşılığı, her zaman tek bir fiil-edat birleşimi değildir.
4. Compose With: Araçlar ve Unsurlarla Oluşturmak
With edatı genellikle araç, eşlik, kullanılan unsur veya yöntem gibi anlam ilişkileri kurar. Bununla birlikte compose with ifadesinin her bağlamda aynı derecede doğal olduğunu söylemek doğru olmaz.
Örneğin:
The musician composed the song with a piano in mind.
Müzisyen şarkıyı piyanoda çalınabileceğini düşünerek besteledi.
The poet composed the poem with great care.
Şair şiiri büyük bir özenle kaleme aldı.
İlk cümlede with a piano in mind, besteleme sürecine ilişkin bir düşünceyi belirtir. İkinci cümlede ise with great care, eylemin nasıl gerçekleştirildiğini açıklar. Dolayısıyla burada with, doğrudan “bir şeyden oluşmak” anlamı taşımaz.
Şu iki cümle arasındaki farkı da göz önünde bulundurmak gerekir:
The committee is composed of experts.
Komite uzmanlardan oluşur.
The composer worked with several musicians.
Besteci birkaç müzisyenle birlikte çalıştı.
İlk cümlede of, bileşenleri gösterir. İkinci cümlede with, birlikte çalışılan kişileri belirtir. Her iki yapıda da birden fazla unsur yer alsa da aralarındaki anlamsal ilişki farklıdır.
Bu nedenle compose fiili için tek bir edat ezberlemek yerine, edatın cümlede hangi ilişkiyi kurduğunu anlamak çok daha güvenilir bir öğrenme yöntemidir.
5. Compose ve Consist Arasındaki Fark
Compose konusunu anlamanın en etkili yollarından biri, benzer anlam taşıyan fiilleri karşılaştırmaktır. Özellikle compose, consist ve comprise fiilleri, İngilizce öğrenenler tarafından sıklıkla birbirine karıştırılır.
Fiil ve yapı Temel anlam Örnek
be composed of -den oluşmak The course is composed of six modules.
consist of -den oluşmak The course consists of six modules.
comprise İçermek, meydana gelmek The course comprises six modules.
compose Oluşturmak Six modules compose the course.
Tablodaki örneklerin tümü, altı modül ile kurs arasındaki ilişkiyi ifade eder. Bununla birlikte öznenin seçimi ve fiilin gerektirdiği dil bilgisel yapı değişmektedir.
Örneğin, The course consists of six modules cümlesinde kurs bütünü temsil eder. Six modules compose the course cümlesinde ise modüller, bütünü oluşturan unsurlar olarak özne konumundadır.
Comprise fiilinin kullanımı da dikkat gerektirir. Standart çağdaş İngilizcede The course comprises six modules doğal bir yapıdır. Buna karşılık The course comprises of six modules kullanımı, özellikle resmî yazılarda kaçınılması gereken bir tercihtir.
Bu ayrımların öğrenilmesi yalnızca sınav başarısını artırmaz. Akademik metinlerde yöntem, örneklem, bileşen ve araştırma tasarımı gibi kavramları açık biçimde ifade etmek açısından da önem taşır.
6. Dilbilimsel Araştırmalar Compose Kullanımını Nasıl Açıklar?
Bir kelimenin hangi edatla kullanıldığını araştırırken yalnızca geleneksel dil bilgisi kurallarına bakmak yeterli değildir. Modern dilbilim, kelimelerin gerçek metinlerde hangi yapılarla birlikte kullanıldığını inceleyen yöntemlerden de yararlanır.
Susan Hunston ve Gill Francis'in 2000 yılında yayımlanan Pattern Grammar adlı çalışması, sözcüklerin anlamları ile birlikte ortaya çıktıkları dil bilgisel örüntüler arasındaki ilişkiyi sistematik biçimde ele alır. Bu yaklaşım, İngilizce öğrenirken bir kelimeyi yalnızca sözlük karşılığıyla değil, tipik kullanım kalıplarıyla birlikte öğrenmenin önemini ortaya koyar.
Örneğin, compose kelimesini şu üç örüntüyle öğrenebiliriz:
- compose + noun: compose a song
- be composed of + noun phrase: be composed of several elements
- noun + compose + noun: Several elements compose the system.