Sarp
Yeni Üye
Futbolda Pas Ne? Sadece Topu Bir Takım Arkadaşına Göndermekten Çok Daha Fazlası
Futbol izlerken beni en çok düşündüren şeylerden biri, bazen tribünde ya da arkadaş ortamında “Ne güzel pas attı” cümlesinin ne kadar kolay söylenmesi. Oysa sahada iyi bir pasın neden iyi olduğunu anlamaya çalıştığınızda işin yalnızca ayağın topa nasıl vurduğundan ibaret olmadığını görüyorsunuz. Bir oyuncunun topu nereye gönderdiği kadar, ne zaman gönderdiği, takım arkadaşının nerede olduğu, rakibin nasıl konumlandığı ve pasın bir sonraki hamleyi mümkün kılıp kılmadığı da önemli.
Benim futbol gözlemlerimde de özellikle şu fark dikkatimi çekiyor: Aynı mesafeye atılan iki pasın biri oyunu hızlandırırken diğeri takım arkadaşını zor durumda bırakabiliyor. Dolayısıyla “pas” kavramını yalnızca topun A noktasından B noktasına gitmesi şeklinde açıklamak bana eksik geliyor. Pas, aslında takımın birlikte düşünme biçiminin sahadaki en görünür araçlarından biri.
Pasın En Basit Tanımı Nedir?
Futbolda pas, bir oyuncunun topu kontrollü biçimde takım arkadaşına aktarmasıdır. Bu aktarım kısa, uzun, yatay, dikey, geriye, ileriye veya çapraz olabilir. Ancak başarılı bir pasın temel amacı yalnızca topun takım arkadaşına ulaşması değildir.
İyi bir pas; topun kontrol edilebilir biçimde ulaşmasını, takımın topa sahip olmaya devam etmesini, boş alan kullanılmasını veya rakip savunmanın aşılmasını sağlayabilir. FIFA Training Centre'ın pas ve top kontrolü üzerine çalışmalarında da pasın zamanlaması, topun şiddeti, oyuncunun vücut pozisyonu ve topu almadan önce çevreyi taraması özellikle vurgulanıyor. FIFA Training Centre+1
Burada önemli bir ayrım var: Her başarılı pas, etkili pas değildir.
Örneğin stoperin kalecisine attığı risksiz bir pas istatistik açısından tamamlanmış bir pas olabilir. Fakat bu pas takımın oyununu geliştirmemiş olabilir. Buna karşılık orta sahadan rakip savunma hattının arkasına atılan bir ara pas, top kaybı ihtimali taşısa bile hücum açısından çok daha büyük sonuç doğurabilir.
Bu nedenle pas yüzdesine bakarak bir oyuncunun pas kalitesini tamamen değerlendirmek bana göre doğru değildir.
Kısa Pas, Uzun Pas ve Ara Pas Aynı Şey Değildir
Pasın farklı türleri farklı amaçlara hizmet eder.
Kısa pas, genellikle yakın mesafedeki takım arkadaşına top aktarmak ve oyunun kontrolünü sürdürmek için kullanılır. Dar alanlarda kısa paslarla rakibin presinden çıkmak mümkün olabilir.
Uzun pas, geniş alanı hızlı biçimde kullanmak veya rakibin yoğunlaştığı bölgeyi değiştirmek için tercih edilebilir. Özellikle rakip bir kanada fazla oyuncu yığdıysa oyunu diğer kanada taşımak önemli bir çözüm olabilir.
Ara pas ise savunma oyuncularının arasından veya arkasındaki boşluğa gönderilen, genellikle hücum oyuncusunun koşusunu hedefleyen pas türüdür. Risk seviyesi daha yüksek olabilir ama başarılı olduğunda savunma hattının önemli bir bölümünü oyunun dışına çıkarabilir.
Bir de geri pas meselesi var. Futbol kültürümüzde bazen geriye pas gereksiz veya korkakça bir hareket gibi değerlendiriliyor. Oysa FIFA'nın presi aşmaya yönelik analizinde, baskı altındaki ilk oyuncunun geriye veya yana oynadığı pasın, topu alan takım arkadaşına daha geniş bir görüş açısı sağlayabildiği belirtiliyor. Böylece pres yapan birkaç oyuncunun arkasındaki alan kullanılabiliyor. FIFA Training Centre
Dolayısıyla ileriye gitmeyen her pasın oyunu geriye götürdüğünü söylemek doğru değil.
İyi Pasın Sırrı Sadece Teknik Değildir
Bir futbolcunun pas atabilmesi için topa doğru teknikle vurması elbette önemlidir. Fakat üst düzey futbol açısından karar verme süreci en az teknik kadar önem taşır.
FIFA'nın çalışmalarında “scanning” yani oyuncunun top kendisine gelmeden önce çevresini kontrol etmesi özellikle öne çıkıyor. Araştırma özetinde, baskının arttığı durumlarda tarama sıklığının değiştiği ve tarama davranışı ile pas tamamlama ve vücut pozisyonu gibi performans göstergeleri arasında ilişki bulunduğu aktarılıyor. FIFA Training Centre
Bu bana göre futbolun en gözden kaçan taraflarından biri.
Oyuncu top ayağına gelmeden önce rakibinin nerede olduğunu biliyorsa, topu aldıktan sonra bir saniye daha kazanabilir. Bir saniye profesyonel futbolda çok büyük bir fark yaratabilir. Topu aldıktan sonra başını kaldırıp arkadaşını arayan oyuncu ile daha top gelmeden seçeneklerini belirleyen oyuncu arasında ciddi fark oluşur.
FIFA'nın teknik çalışmalarında da açık vücut pozisyonunun oyuncuya daha fazla alan görme ve topu farklı yönlere oynayabilme avantajı sağladığı belirtiliyor. FIFA Training Centre+1
Yani kaliteli pasın başlangıç noktası bazen ayağın değil, gözlerin hareketidir.
Pas Veren Kadar Pası Alan Oyuncu da Önemlidir
Burada futbolun bireysel değil, kolektif bir oyun olduğunu hatırlamak gerekiyor.
Bir oyuncu mükemmel bir pas tekniğine sahip olsa bile takım arkadaşları uygun hareketleri yapmıyorsa seçenekleri azalır. Pası alan oyuncunun doğru zamanda boşluğa çıkması, rakipten uzaklaşması veya savunma arkasına koşması gerekir.
Hatta bazı durumlarda pas vermeyen oyuncunun yaptığı hareket, verilen pas kadar değerlidir. Örneğin bir forvet savunma oyuncusunu üzerine çekerek arkasındaki alanı başka bir takım arkadaşına bırakabilir. Top o oyuncuya hiç gitmese bile yaptığı koşu pas kanalının oluşmasına katkıda bulunmuştur.
FIFA'nın antrenman materyallerinde de pas vermek kadar destek hareketleri, alan yaratmak, doğru açı oluşturmak ve takım arkadaşına pas seçeneği sunmak üzerinde duruluyor. FIFA Training Centre+1
Bu yüzden “X oyuncusu neden pas atmadı?” sorusundan önce “Diğer oyuncular hangi seçenekleri oluşturdu?” diye sormak daha anlamlı olabilir.
Futbol izlerken beni en çok düşündüren şeylerden biri, bazen tribünde ya da arkadaş ortamında “Ne güzel pas attı” cümlesinin ne kadar kolay söylenmesi. Oysa sahada iyi bir pasın neden iyi olduğunu anlamaya çalıştığınızda işin yalnızca ayağın topa nasıl vurduğundan ibaret olmadığını görüyorsunuz. Bir oyuncunun topu nereye gönderdiği kadar, ne zaman gönderdiği, takım arkadaşının nerede olduğu, rakibin nasıl konumlandığı ve pasın bir sonraki hamleyi mümkün kılıp kılmadığı da önemli.
Benim futbol gözlemlerimde de özellikle şu fark dikkatimi çekiyor: Aynı mesafeye atılan iki pasın biri oyunu hızlandırırken diğeri takım arkadaşını zor durumda bırakabiliyor. Dolayısıyla “pas” kavramını yalnızca topun A noktasından B noktasına gitmesi şeklinde açıklamak bana eksik geliyor. Pas, aslında takımın birlikte düşünme biçiminin sahadaki en görünür araçlarından biri.
Pasın En Basit Tanımı Nedir?
Futbolda pas, bir oyuncunun topu kontrollü biçimde takım arkadaşına aktarmasıdır. Bu aktarım kısa, uzun, yatay, dikey, geriye, ileriye veya çapraz olabilir. Ancak başarılı bir pasın temel amacı yalnızca topun takım arkadaşına ulaşması değildir.
İyi bir pas; topun kontrol edilebilir biçimde ulaşmasını, takımın topa sahip olmaya devam etmesini, boş alan kullanılmasını veya rakip savunmanın aşılmasını sağlayabilir. FIFA Training Centre'ın pas ve top kontrolü üzerine çalışmalarında da pasın zamanlaması, topun şiddeti, oyuncunun vücut pozisyonu ve topu almadan önce çevreyi taraması özellikle vurgulanıyor. FIFA Training Centre+1
Burada önemli bir ayrım var: Her başarılı pas, etkili pas değildir.
Örneğin stoperin kalecisine attığı risksiz bir pas istatistik açısından tamamlanmış bir pas olabilir. Fakat bu pas takımın oyununu geliştirmemiş olabilir. Buna karşılık orta sahadan rakip savunma hattının arkasına atılan bir ara pas, top kaybı ihtimali taşısa bile hücum açısından çok daha büyük sonuç doğurabilir.
Bu nedenle pas yüzdesine bakarak bir oyuncunun pas kalitesini tamamen değerlendirmek bana göre doğru değildir.
Kısa Pas, Uzun Pas ve Ara Pas Aynı Şey Değildir
Pasın farklı türleri farklı amaçlara hizmet eder.
Kısa pas, genellikle yakın mesafedeki takım arkadaşına top aktarmak ve oyunun kontrolünü sürdürmek için kullanılır. Dar alanlarda kısa paslarla rakibin presinden çıkmak mümkün olabilir.
Uzun pas, geniş alanı hızlı biçimde kullanmak veya rakibin yoğunlaştığı bölgeyi değiştirmek için tercih edilebilir. Özellikle rakip bir kanada fazla oyuncu yığdıysa oyunu diğer kanada taşımak önemli bir çözüm olabilir.
Ara pas ise savunma oyuncularının arasından veya arkasındaki boşluğa gönderilen, genellikle hücum oyuncusunun koşusunu hedefleyen pas türüdür. Risk seviyesi daha yüksek olabilir ama başarılı olduğunda savunma hattının önemli bir bölümünü oyunun dışına çıkarabilir.
Bir de geri pas meselesi var. Futbol kültürümüzde bazen geriye pas gereksiz veya korkakça bir hareket gibi değerlendiriliyor. Oysa FIFA'nın presi aşmaya yönelik analizinde, baskı altındaki ilk oyuncunun geriye veya yana oynadığı pasın, topu alan takım arkadaşına daha geniş bir görüş açısı sağlayabildiği belirtiliyor. Böylece pres yapan birkaç oyuncunun arkasındaki alan kullanılabiliyor. FIFA Training Centre
Dolayısıyla ileriye gitmeyen her pasın oyunu geriye götürdüğünü söylemek doğru değil.
İyi Pasın Sırrı Sadece Teknik Değildir
Bir futbolcunun pas atabilmesi için topa doğru teknikle vurması elbette önemlidir. Fakat üst düzey futbol açısından karar verme süreci en az teknik kadar önem taşır.
FIFA'nın çalışmalarında “scanning” yani oyuncunun top kendisine gelmeden önce çevresini kontrol etmesi özellikle öne çıkıyor. Araştırma özetinde, baskının arttığı durumlarda tarama sıklığının değiştiği ve tarama davranışı ile pas tamamlama ve vücut pozisyonu gibi performans göstergeleri arasında ilişki bulunduğu aktarılıyor. FIFA Training Centre
Bu bana göre futbolun en gözden kaçan taraflarından biri.
Oyuncu top ayağına gelmeden önce rakibinin nerede olduğunu biliyorsa, topu aldıktan sonra bir saniye daha kazanabilir. Bir saniye profesyonel futbolda çok büyük bir fark yaratabilir. Topu aldıktan sonra başını kaldırıp arkadaşını arayan oyuncu ile daha top gelmeden seçeneklerini belirleyen oyuncu arasında ciddi fark oluşur.
FIFA'nın teknik çalışmalarında da açık vücut pozisyonunun oyuncuya daha fazla alan görme ve topu farklı yönlere oynayabilme avantajı sağladığı belirtiliyor. FIFA Training Centre+1
Yani kaliteli pasın başlangıç noktası bazen ayağın değil, gözlerin hareketidir.
Pas Veren Kadar Pası Alan Oyuncu da Önemlidir
Burada futbolun bireysel değil, kolektif bir oyun olduğunu hatırlamak gerekiyor.
Bir oyuncu mükemmel bir pas tekniğine sahip olsa bile takım arkadaşları uygun hareketleri yapmıyorsa seçenekleri azalır. Pası alan oyuncunun doğru zamanda boşluğa çıkması, rakipten uzaklaşması veya savunma arkasına koşması gerekir.
Hatta bazı durumlarda pas vermeyen oyuncunun yaptığı hareket, verilen pas kadar değerlidir. Örneğin bir forvet savunma oyuncusunu üzerine çekerek arkasındaki alanı başka bir takım arkadaşına bırakabilir. Top o oyuncuya hiç gitmese bile yaptığı koşu pas kanalının oluşmasına katkıda bulunmuştur.
FIFA'nın antrenman materyallerinde de pas vermek kadar destek hareketleri, alan yaratmak, doğru açı oluşturmak ve takım arkadaşına pas seçeneği sunmak üzerinde duruluyor. FIFA Training Centre+1
Bu yüzden “X oyuncusu neden pas atmadı?” sorusundan önce “Diğer oyuncular hangi seçenekleri oluşturdu?” diye sormak daha anlamlı olabilir.